Basic Conditional — -sa/-se · Turkish A2 · Lesson 56
100%
← Back to learning path
Turkish A2 · Lesson 56

Eğer Vaktin Varsa…

Talk about a real possibility and what happens next
Goal: Build everyday “if” sentences, talk about realistic possibilities, make gentle suggestions and ask what someone will do in a situation.

One condition, one result

condition + -sa/-se,result
Vaktin varsa, beni ara.If you have time, call me.
Hava güzelse, yürüyelim.If the weather is nice, let’s walk.
Erken gelirsen, kahve içeriz.If you come early, we’ll drink coffee.
Yağmur yağarsa, evde kalacağız.If it rains, we’ll stay home.
Eğer means “if”, but it is optional. The ending already shows the condition:
Eğer vaktin varsa… = Vaktin varsa…

First check

“If you have time, call me.”
“If the weather is nice, let’s walk.”
“If it rains, we’ll stay home.”
Nouns & Adjectives

Hazırsan, Başlayalım

Use conditions with states, descriptions and possession
BaseIf you are / haveExample
hazırhazırsanHazırsan başlayalım.
yorgunyorgunsanYorgunsan dinlen.
müsaitmüsaitsenMüsaitsen buluşalım.
vaktin varvaktin varsaVaktin varsa gel.
paran yokparan yoksaParan yoksa sorun değil.
For “you”, add the personal ending: hazır + sa + n → hazırsan; müsait + se + n → müsaitsen.
With var/yok, use varsa/yoksa.

Complete the condition

___ başlayalım. (hazır · you)
___ biraz dinlen. (yorgun · you)
___ bu akşam buluşalım. (müsait · you)
Vaktin ___ bana yardım et. (var)
Sorun ___ devam edelim. (yok)
Verbs

Gelirsen, Görürsen, Yaparsan

Use the simple-present form before -sa/-se for real possibilities
VerbIf you…Example
gelmekgelirsenGelirsen konuşuruz.
görmekgörürsenOnu görürsen haber ver.
yapmakyaparsanPratik yaparsan öğrenirsin.
istemekistersenİstersen birlikte gidelim.
aramakararsanBeni ararsan cevap veririm.
Learn these as useful complete forms: gelirsen, görürsen, yaparsan, istersen, ararsan. This lesson focuses on using them naturally, not memorising every simple-present rule again.

Build the condition

Erken ___ birlikte yemek yeriz. (gelmek · you)
Nora’yı ___ ona selam söyle. (görmek · you)
Her gün pratik ___ daha hızlı öğrenirsin. (yapmak · you)
___ sana yardım edebilirim. (istemek · you)
Beni ___ sana adresi söylerim. (aramak · you)
Negative Conditions

Gelmezsen Ne Olur?

Say what happens if something does not happen
gelirsenif you come
gelmezsenif you don’t come
yaparsanif you do
yapmazsanif you don’t do
istersenif you want
istemezsenif you don’t want
verb stem+-maz/-mez+-sa/-se + person
Examples: Erken çıkmazsan geç kalırsın. · Bilet almazsak içeri giremeyiz. · İstemezsen gitmeyebiliriz.

Make it negative

gelirsen →
yaparsan →
Erken ___ otobüsü kaçırırsın. (çıkmamak · you)
Bilet ___ içeri giremeyiz. (almamak · we)
“If you don’t want, we won’t go.”
Everyday Chunks

İstersen, Mümkünse, Uygunsa

Make suggestions and requests sound softer
İstersen…If you want…
İstersen sonra konuşalım.
Mümkünse…If possible…
Mümkünse erken gel.
Uygunsa…If it is convenient…
Senin için uygunsa başlayalım.
Sorun değilse…If it isn’t a problem…
Sorun değilse pencereyi aç.
Very useful combination: İstersen + -alım/-elim
İstersen kahve içelim. · İstersen başka bir gün buluşalım.

Complete the polite sentence

___ yarın konuşalım. (if you want)
___ saat altıda gel. (if possible)
Senin için ___ bugün başlayalım. (if convenient)
___ kapıyı kapat. (if it isn’t a problem)
Plans & Questions

Yağmur Yağarsa Ne Yapacağız?

Ask about a possible situation and decide on a plan
Mert: Cumartesi hava güzelse piknik yapalım.
Olivia: Olur. Peki, yağmur yağarsa ne yapacağız?
Mert: Yağmur yağarsa evde film izleriz.
Olivia: Güzel. Sofia da gelirse birlikte yemek yapabiliriz.
Mert: Evet. Sofia müsait değilse dışarıdan yemek söyleriz.
Olivia: Tamam. Hava güzel olursa piknik, yağmurlu olursa film gecesi!

Dialogue check

Hava güzelse ne yapacaklar?
Yağmur yağarsa ne yapacaklar?
Sofia gelirse ne yapabilirler?
Sofia müsait değilse ne yaparlar?
“What will we do if it rains?”
Reading

Hafta Sonu İçin İki Plan

Read how a group prepares for different possibilities
New Vocabulary / Yeni Kelimeler
olasılık — possibility · plan değiştirmek — to change plans · açık hava — outdoors · kapalı alan — indoor place · hazırlamak — to prepare
Monika ve arkadaşları pazar günü birlikte vakit geçirmek istiyor. İki farklı plan hazırlıyorlar.

Hava güzel olursa sabah sahile gidecekler. Monika sandviç hazırlayacak. Adel içecek alacak. Erken giderlerse sahilde güzel bir yer bulabilirler. Deniz soğuk olursa yanlarına ceket de alacaklar.

Yağmur yağarsa planlarını değiştirecekler. Sahile gitmeyecekler; şehir merkezindeki kapalı pazara gidecekler. Pazar çok kalabalık olursa yakındaki bir kafede oturacaklar.

Monika, “İki planımız var, bu yüzden rahatız,” diyor. Arkadaşları da kabul ediyor. Cumartesi akşamı hava durumuna bakacaklar ve son kararı verecekler.

Reading check

Hava güzel olursa nereye gidecekler?
Sandviçi kim hazırlayacak?
Yağmur yağarsa nereye gidecekler?
Pazar kalabalık olursa ne yapacaklar?
Son kararı ne zaman verecekler?
Production & Review

Bu Durumda Ne Yaparsın?

Build useful conditions for real life

Final translation

“If you are tired, rest.”
“If you see Nora, tell her.”
“If you want, let’s go together.”
“If we don’t leave early, we’ll be late.”

Make your Plan A and Plan B

Write four real conditional sentences about your weekend, work, study or travel plans. Use one positive condition, one negative condition, one question and one sentence with istersen.

Answer Key

Page 1: vaktin varsa; hava güzelse; yağmur yağarsa. Page 2: hazırsan; yorgunsan; müsaitsen; varsa; yoksa. Page 3: gelirsen; görürsen; yaparsan; istersen; ararsan. Page 4: gelmezsen; yapmazsan; çıkmazsan; almazsak; istemezsen. Page 5: istersen; mümkünse; uygunsa; sorun değilse. Pages 6–7: Answers are in the dialogue and reading.

Can-do: I can talk about a real possibility, explain its result, make a gentle suggestion and discuss a backup plan.